16-06-2010
24-07-2010
Turkey, Istanbul
Manzara Perspectives Tatar Beyi Sokak 27 Kuledibi Beyoglu Istanbul www.manzara-perspectives.com
Posted by: kristina-kramer
Category: Exhibition
Field: Visual arts
Kristine Alksne, Banu Birecikligil, Laurianne Bixhain, Deniz Gül, Elmar Hermann, Hank Schmidt in der Beek & Fabian Schubert
16.06.-24.07.2010
Opening 16.06.2010, 7pm
Açılış 16.06.2010, saat 19.00
Eröffnung 16.06.2010, 19.00 Uhr
Tatar Beyi Sokak No:27 Kuledibi Beyoğlu İstanbul
Visiting hours: Wednesday-Saturday 14.00–19.00
Trips on beautiful summer days have inspired to the creation of milestones, have introduced morning picnics with undressed beauties on secluded clearings into the general canon of bourgeois education, have established schools and have placed the excursionists in the annals of art history.
The attempt to escape from the annual rhythm of everyday life is entwined with summer fantasies that play mostly in the florescence of nature. Thus, parallel to the development of civilization, fictions of nature have been developed. Landscape parks were created as a sophisticated designed Arcadia and in these artificial idylls, the victory of nature over civilization for a specific time of the year was yearned for in any form of decoration. Ultralight tents spread out into the wilderness between enchanted overgrown ruins as a counter draft to society. In the broad spectrum of desired landscapes hedonistic wishful thinking has no limits and even the wildest landscapes seem just right for audacious dreams. And yet, each one takes rather their own borders and lovely ideas on the way as they guarantee to be as well placed as the 9x15 photo print in the silver frame.
---
Güzel yaz günlerinde yapılan gezintiler bazı dönüm noktalarının yaratılmasına ilham verdi; gözlerden uzak açık alanlardaki, çıplak güzelliklerle dolu sabah pikniklerini burjuva eğitiminin olmazsa olmazları arasına taşıdı; ekoller oluşturdu ve sanat tarihi yıllıklarında gezginlere yer açtı.
Gündelik yaşamın yıllık ritimlerinden kaçmaya yönelik girişimler, çoğunlukla doğanın coşkulu fonunda sahne alan yaz fantezileriyle iç içe geçer. Dolayısıyla, uygarlığın gelişimine paralel olarak, doğaya dair kurgular da gelişmiştir. Manzara parkları, incelikli tasarımlar içindeki Arkadialar olarak kurulmuştu. Bu yapay cennetlerde, doğanın uygarlığı alt etmesi yılın belirli bir döneminde türlü süslemeler ve özlemle bekleniyordu. Hafif çadırlar, topluma karşı bir tasarı gibi, büyülü ve devasa yıkıntıların içinden vahşi doğaya uzanıyorlardı. Arzulanan peyzajların geniş spektrumunda, hedonist hayaller sınır tanımaz ve en vahşi manzara bile gözüpek düşler için biçilmiş kaftan olur. Üstelik yol boyu herkes, kendi sınırlarının ve tatlı fikirlerinin peşine düşüp onları yanına katar; zira 9x15’lik fotoğraf baskıları olarak gümüş çerçevelere konulabilmeleri garantidir.
| Limit your search: | |
| Please select country first! |